Av. Handan Öztürk
- İstanbul Barosu'na kayıtlıdır. Baro Sicil No: 62897.
- İletişim: 0544 624 45 24
- Adres: Ritim İstanbul, Cevizli, Zuhal Cd. No:46/C A3 Blok Kat:29 Daire:154, 34000 Maltepe/İstanbul
İstanbul Ceza Avukatı
İstanbul’da ceza yargılaması tek bir adliye çevresinde toplanmaz. Avrupa Yakası’nda Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı ve Bakırköy Adalet Sarayı, Anadolu Yakası’nda ise Kartal’daki İstanbul Anadolu Adalet Sarayı geniş ceza yargı çevrelerine sahiptir. Bu nedenle İstanbul Ceza Avukatı arayan bir kişinin dosyasında ilk belirlenmesi gereken konulardan biri soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığı, görevli mahkeme ve dosyanın bulunduğu aşamadır.
İstanbul’un nüfusu, uluslararası ticaret hacmi, finans merkezleri, turizm hareketliliği ve yoğun dijital işlem trafiği ceza dosyalarının çeşitlenmesine yol açar. Nitelikli dolandırıcılık, banka veya bilişim sistemleri kullanılarak gerçekleştirildiği iddia edilen suçlar, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanmasıyla bağlantılı soruşturmalar, örgütlü suç iddiaları ve şirket faaliyetleriyle kesişen ceza dosyaları bu yapının parçalarıdır. Ceza avukatının görevi isnadın ağırlığına göre sonuç vaat etmek değil; şüpheli, sanık, mağdur veya katılanın Ceza Muhakemesi Kanunu’ndan doğan haklarının kullanılmasını sağlamaya yönelik hukuki yardım sunmaktır.
İstanbul Ceza Avukatı Hangi Aşamalarda Görev Alır?
Ceza dosyası çoğu zaman mahkemedeki ilk duruşmadan çok önce başlar. Şikâyet veya ihbar sonrasında savcılık tarafından yürütülen soruşturma sırasında ifade, arama, el koyma, dijital materyal incelemesi, bilirkişi değerlendirmesi ve koruma tedbirleri gündeme gelebilir.
İstanbul ceza avukatının hukuki yardım sunduğu başlıca süreçler şunlardır:
Yakalama ve gözaltı işlemleri sırasında müdafilik,
Kolluk veya Cumhuriyet savcılığındaki ifade işlemleri,
Sulh ceza hâkimliği önündeki tutuklama ve adli kontrol değerlendirmeleri,
Arama ve el koyma kararlarının hukuki yönden incelenmesi,
Ağır ceza ve asliye ceza mahkemelerindeki kovuşturmanın takibi,
Mağdur ve suçtan zarar gören adına şikâyet ve katılma işlemleri,
Bilirkişi raporları ile dijital delillerin incelenmesi,
Tahliye ve tutukluluğa itiraz başvuruları,
İlk derece kararlarından sonra istinaf ve koşulları varsa temyiz süreçleri.
Şüpheli ile mağdurun ceza muhakemesindeki konumu aynı değildir. Dosyada hangi sıfatla yer alındığı belirlendikten sonra izlenecek hukuki yol buna göre kurulmalıdır.
İstanbul’da Ceza Davası Hangi Adliyede Görülür?
“İstanbul ceza davam hangi adliyede?” sorusunun bütün şehir için tek bir cevabı yoktur. İstanbul Adalet Sarayı, İstanbul Anadolu Adalet Sarayı ve Bakırköy Adalet Sarayı farklı yargı çevrelerinde faaliyet gösterir.
Çağlayan İstanbul Adalet Sarayı
Şişli’de Çağlayan Meydanı’nda bulunan İstanbul Adalet Sarayı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ana binasına ev sahipliği yapmaktadır. Adliyenin güncel resmî verilerinde 33 ağır ceza mahkemesi, 76 asliye ceza mahkemesi, 12 sulh ceza hâkimliği, 2 çocuk ağır ceza mahkemesi ve 4 çocuk mahkemesi bulunduğu belirtilmektedir.
Bu nedenle Şişli, Beyoğlu, Beşiktaş ve Çağlayan yargı çevresiyle bağlantılı birçok ceza soruşturması bakımından İstanbul Adalet Sarayı temel adli merkezlerden biridir.
Kartal İstanbul Anadolu Adalet Sarayı
Anadolu Yakası bakımından Kartal’daki İstanbul Anadolu Adalet Sarayı ayrı bir ceza yargı merkezidir. Resmî adliye verilerine göre burada 26 ağır ceza mahkemesi, 91 asliye ceza mahkemesi, 10 sulh ceza hâkimliği, 2 çocuk ağır ceza mahkemesi ve 6 çocuk mahkemesi faaliyet göstermektedir. Adliye Esentepe Mahallesi E-5 Güney Yan Yol Caddesi üzerinde bulunmaktadır. (İSTANBUL ANADOLU ADALET SARAYI)
Kadıköy veya Anadolu Yakasıyla bağlantılı bir olayda dosyanın otomatik biçimde Çağlayan’da aranması bu nedenle doğru değildir.
Bakırköy Adalet Sarayı
Bakırköy Adalet Sarayının yargı çevresi Bakırköy, Bahçelievler, Bağcılar, Esenler, Güngören ve Zeytinburnu ilçelerini kapsamaktadır. Nisan 2026 tarihli resmî bilgilere göre ana binada 24 ağır ceza ve 57 asliye ceza mahkemesi bulunmaktadır. (BAKIRKÖY ADLİYESİ)
Yetkili adli makamın tespitinde yalnızca kişinin ikamet ettiği semte bakılmaz. Suçun işlendiği yer ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun yetkiye ilişkin hükümleri dosya özelinde değerlendirilir.
İstanbul’da Ceza Avukatının Baktığı Davalar
İstanbul içeriğinin Ankara’daki kamu görevlisi suçlarını tekrar etmesi şehrin ceza dosyası profilini yansıtmaz. Büyükşehir yapısı, elektronik ticaret, banka işlemleri, şirket ağları ve yoğun iletişim trafiği nedeniyle aşağıdaki suç tipleri İstanbul bakımından ayrı bir inceleme alanı oluşturur.
| Ceza dosyası | Temel kanuni dayanak | İncelenen başlıca konu |
|---|---|---|
| Nitelikli dolandırıcılık | TCK m.158 | Bilişim sistemi, banka, kredi kurumu veya kanunda sayılan diğer nitelikli hâller |
| Bilişim sistemine girme | TCK m.243 | Sisteme hukuka aykırı giriş veya sistemde kalmaya devam etme iddiası |
| Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme | TCK m.244 | Dijital sistem ve verilere yönelik müdahaleler |
| Suç işlemek amacıyla örgüt kurma | TCK m.220 | Örgüt yapısı, hiyerarşi, üyelik ve örgüte yardım iddiaları |
| Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama | TCK m.282 | Suç gelirinin kaynağının gizlenmesi veya meşru görünüm kazandırılması iddiası |
| Güveni kötüye kullanma | TCK m.155 | Belirli amaçla teslim edilen mal üzerinde teslim amacı dışında tasarruf iddiası |
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yürürlükteki metni için Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden resmî mevzuat esas alınmalıdır.
İstanbul’da Nitelikli Dolandırıcılık Davaları
İstanbul’da dolandırıcılık soruşturmaları klasik yüz yüze olaylarla sınırlı değildir. Sahte yatırım teklifleri, internet ilanları, şirket adı kullanılarak gerçekleştirilen para transferleri, sosyal medya hesapları, ödeme sistemleri ve banka işlemleri üzerinden suç iddiaları ortaya çıkabilir.
TCK m.157 dolandırıcılığın temel şeklini düzenler. TCK m.158 ise suçun belirli yöntem veya ilişkiler kullanılarak işlenmesini nitelikli hâl olarak düzenlemektedir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması kanunda sayılan nitelikli hâller arasındadır.
Bir banka hesabına para gelmiş olması, hesap sahibinin otomatik biçimde dolandırıcılık suçunun faili olduğunu kanıtlamaz. Hesabın kim tarafından kullanıldığı, kişinin para transferinden haberdar olup olmadığı, mağdurla iletişim, IP ve cihaz kayıtları, para hareketlerinin devamı ve kişinin suç kastıyla hareket edip etmediği araştırılmalıdır.
Banka Hesabını Başkasına Kullandırmak Ceza Sorumluluğu Doğurur mu?
İnternet dolandırıcılığı dosyalarında kullanıcıların sık karşılaştığı meselelerden biri banka hesabının veya ödeme hesabının üçüncü kişilere kullandırılmasıdır. Halk arasında “hesap kiralama” olarak adlandırılan olaylarda ceza sorumluluğu yalnızca IBAN’ın kime ait olduğuna bakılarak belirlenemez.
Hesap sahibinin olayla ilişkisi, hesabı hangi amaçla verdiği, gelen paraların niteliğini bilip bilmediği, komisyon alıp almadığı ve para geldikten sonra gerçekleştirdiği işlemler incelenebilir. Birden fazla mağdurdan aynı hesaba para gönderilmişse farklı soruşturma dosyalarının ortaya çıkması da mümkündür.
Bu tür dosyalarda banka hesap hareketleri, ATM görüntüleri, cihaz kayıtları ve dijital iletişimler olayın maddi yapısını açıklayan deliller arasında yer alabilir.
İstanbul’da Bilişim Suçları
TCK m.243 bilişim sistemine girme suçunu, TCK m.244 ise sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirmeye ilişkin fiilleri düzenler.
Şirket sunucusuna yetkisiz erişim, bir kullanıcının hesabının ele geçirilmesi veya dijital veriler üzerinde hukuka aykırı değişiklik yapıldığı iddiasında teknik inceleme ceza dosyasının merkezine yerleşebilir. IP adresinin tespit edilmesi tek başına her durumda failin kesin biçimde belirlenmesi anlamına gelmez. Bağlantının kimin tarafından kullanıldığı ve diğer teknik verilerle uyumu araştırılmalıdır.
Dijital materyaller üzerindeki incelemelerde elde etme yöntemi de ceza muhakemesi bakımından değerlendirilir. Bilgisayar, telefon ve diğer elektronik cihazlara ilişkin işlemler yalnızca içeriğin ne olduğuyla sınırlı değildir; delilin hukuka uygun elde edilip edilmediği de savunmanın konusudur.
Suç Örgütü Davalarında TCK Madde 220
Birden fazla kişinin aynı suç iddiasında adının geçmesi kendiliğinden TCK m.220 kapsamında suç örgütünün varlığını göstermez. Örgüt kurma suçunun kanuni unsurları ayrıca ortaya konulmalıdır.
İstanbul’daki kapsamlı soruşturmalarda çok sayıda şüpheli, telefon görüşmesi, fiziki takip kaydı, banka hareketi ve dijital materyal aynı dosyada bulunabilir. Bu durumda her şüphelinin diğer kişilerle ilişkisinin ayrı değerlendirilmesi gerekir.
Kişinin bir başka şüpheliyle telefon görüşmesi yapması veya ticari ilişkisinin bulunması tek başına örgüt üyeliği sonucuna götürmez. İsnat edilen fiille örgütsel yapı arasındaki hukuki bağlantının somut deliller üzerinden kurulması gerekir.
Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama – TCK Madde 282
İstanbul’un finans ve ticaret hacmi nedeniyle şirket hesapları, para transferleri ve malvarlığı hareketleri üzerinden yürütülen ceza soruşturmalarında TCK m.282 gündeme gelebilir.
Aklama suçunun değerlendirilmesinde malvarlığı değerinin kaynağı ve kişinin bu değer üzerinde gerçekleştirdiği işlemler araştırılır. Şirketler arasındaki her yüksek tutarlı transfer veya olağan dışı görünen para hareketi kendiliğinden aklama suçunu oluşturmaz.
Dosyanın niteliğine göre banka kayıtları, şirket defterleri, faturalar, kripto varlık hareketleri veya başka mali kayıtlar incelemeye konu olabilir. Ceza dosyasında mali verilerin yalnızca rakamsal değil, isnat edilen suçla bağlantısı yönünden değerlendirilmesi gerekir.
İstanbul’da Gözaltına Alındım, Ne Yapmalıyım?
Gözaltındaki kişi hakkında henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü yoktur. Şüphelinin müdafi yardımından yararlanma hakkı ceza muhakemesinin temel güvencelerindendir.
CMK m.147 kapsamında şüpheliye isnat edilen suç anlatılır, müdafi seçme hakkı bildirilir ve kanunda düzenlenen diğer hakları açıklanır. Şüpheli, müdafi yardımından yararlanabilir ve kanundaki koşullar çerçevesinde susma hakkını kullanabilir.
Gözaltı sürecinde hukuki inceleme şu alanlarda yoğunlaşabilir:
Yakalama işleminin dayanağı,
Gözaltı kararının hukuki şartları,
İfade tutanağı,
Arama ve el koyma işlemleri,
Telefon ve bilgisayar üzerindeki işlemler,
Şüpheliye yöneltilen somut isnat,
Savcılık sorgusu,
Serbest bırakma, adli kontrol veya tutuklamaya sevk işlemleri.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun güncel metni Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden kontrol edilmelidir.
İstanbul’da Tutuklama Kararı Hangi Şartlarda Verilir?
Tutuklama, kişinin suçlu olduğuna ilişkin nihai karar değildir. Bir koruma tedbiridir. CMK m.100 kapsamında tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin ve kanunda öngörülen tutuklama nedeninin bulunması gerekir. Ölçülülük de değerlendirilir.
Savcılığın tutuklama talebinde bulunması hâkimin mutlaka tutuklama kararı vereceği anlamına gelmez. Sulh ceza hâkimliği dosyadaki şartları değerlendirir. Adli kontrolün yeterli olup olmayacağı da inceleme konusudur.
Tutuklama kararı verilmişse kanunda öngörülen usuller kapsamında karara itiraz ve tahliye talebi gündeme gelebilir. Dosyanın hangi aşamada olduğu ve tutuklama gerekçesi görülmeden “kaç günde tahliye olunur” şeklinde kesin bir süre verilmesi mümkün değildir.
İstanbul Ağır Ceza Avukatı Hangi Davalara Bakar?
“Ağır ceza avukatı” ayrı bir avukatlık ruhsatı veya resmî uzmanlık unvanı değildir. Arama motorlarında bu ifade çoğunlukla ağır ceza mahkemesinde görülen dosyalarda çalışan ceza avukatlarını bulmak amacıyla kullanılmaktadır.
Ağır ceza mahkemesinin görev alanı kanunla belirlenir. Davanın hangi mahkemede görüleceği günlük dilde suçun “ağır” görülmesine göre değil, ilgili görev hükümlerine göre tespit edilir.
İstanbul’da ağır ceza yargılamaları tek merkezde değildir. Çağlayan İstanbul Adalet Sarayında 33, Kartal İstanbul Anadolu Adalet Sarayında 26 ve Bakırköy Adalet Sarayında güncel resmî bilgiye göre 24 ağır ceza mahkemesi bulunmaktadır.
İstanbul Ceza Davasında Telefon Kayıtları Delil Olur mu?
Telefon incelemeleri ceza soruşturmalarında farklı biçimlerde gündeme gelebilir. Cihaz içerisindeki mesajlar, uygulama kayıtları, fotoğraflar ve diğer dijital veriler ile telekomünikasyon kayıtları aynı delil türü değildir.
Bir dijital verinin dosyada bulunması, o verinin tek başına suçun bütün unsurlarını ispatladığı anlamına gelmez. Verinin kime ait olduğu, nasıl elde edildiği, bütünlüğü, bağlamı ve isnat edilen fiille ilişkisi araştırılmalıdır.
Hukuka aykırı şekilde elde edilen deliller bakımından Anayasa ve CMK hükümleri ayrıca dikkate alınır. Bu nedenle dijital delil savunması yalnızca mesajın içeriğinin açıklanmasından ibaret değildir.
Ev veya İş Yerinde Arama Yapılırsa Hangi Hususlar Kontrol Edilir?
İstanbul’daki kapsamlı mali ve bilişim soruşturmalarında ev, iş yeri veya şirket merkezlerinde arama ve el koyma işlemleri gündeme gelebilir. Arama ceza muhakemesinde belirli şartlara bağlanmış bir koruma tedbiridir.
Somut olayda;
Arama kararının veya emrinin kapsamı,
Aramanın gerçekleştirildiği yer,
El konulan materyaller,
Düzenlenen tutanak,
Dijital cihazlara ilişkin işlemler,
El koymanın devamına ilişkin kararlar
hukuki yönden incelenebilir.
Arama sırasında ele geçirilen her eşyanın isnat edilen suçla aynı delil değerine sahip olduğu varsayılamaz. Delilin dosyayla bağlantısı ayrıca değerlendirilir.
Mağdur İstanbul’da Suç Duyurusunu Nasıl Yapar?
Ceza avukatı yalnızca sanık savunması yapmaz. Dolandırıcılık, tehdit, yağma, şantaj, bilişim suçları veya başka bir suçun mağduru olduğunu ileri süren kişi de vekil aracılığıyla ceza muhakemesindeki haklarını kullanabilir.
Suç duyurusunda olayın tarih sırasına göre açıklanması ve mevcut delillerin belirlenmesi gerekir. Banka dekontu, yazışma, kamera görüntüsü, internet ilanı, kullanıcı hesabı veya tanık bilgisi varsa bunların hukuki değeri dosyanın niteliğine göre incelenir.
Şikâyete bağlı suçlarda kanuni şikâyet süresi ayrıca gözetilmelidir. Her suçun şikâyete bağlı olmadığı da unutulmamalıdır.
İstanbul Ceza Avukatı Ücreti Ne Kadar?
İstanbul ceza avukatı ücreti için bütün dosyalara uygulanabilecek tek bir rakam yoktur. Gözaltı ve ifade işlemi, yalnızca soruşturmanın takibi, ağır ceza davası, asliye ceza davası veya kanun yolu başvurusu farklı kapsamda hukuki hizmetlerdir.
Ücret belirlenirken dosyanın kapsamı, hukuki hizmetin hangi aşamaları kapsadığı, duruşma ve inceleme yükü ile yürürlükteki avukatlık mevzuatı dikkate alınır. Avukatlık ücretinin belirli bir tahliye veya beraat sonucunun bedeli gibi sunulması doğru değildir.
Güncel Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve meslek mevzuatı için Türkiye Barolar Birliği resmî kaynağı incelenebilir.
İstanbul Ceza Avukatı Seçerken Nelere Bakılmalıdır?
Ceza dosyasında avukat seçimi yapılırken reklam niteliğindeki “en iyi İstanbul ceza avukatı” veya “kesin beraat sağlayan avukat” gibi ifadeler hukuki bir ölçüt olarak kabul edilmemelidir. Hiçbir avukat ceza yargılamasının sonucunu garanti edemez.
Dosya değerlendirilirken avukatın hangi hukuki hizmetleri vereceği, soruşturma ve kovuşturma aşamalarının kapsamı, iletişim yöntemi, ücret sözleşmesi ve dosyada yapılabilecek işlemler açık biçimde konuşulabilir.
İstanbul bakımından bir başka pratik nokta dosyanın hangi adli yargı çevresinde bulunduğudur. Çağlayan, Kartal ve Bakırköy’de ayrı ceza yargı merkezlerinin bulunması nedeniyle kişinin yalnızca “İstanbul’da davam var” bilgisinden hareketle görevli adliye belirlenemez.
İstanbul’da Ceza Soruşturması Başladığında İlk Ne Yapılır?
Şüpheli bakımından önce isnat edilen fiil ve dosyanın hangi aşamada bulunduğu belirlenmelidir. Mağdur açısından ise olayın delillendirilmesi, şikâyet koşulları ve varsa süreler değerlendirilir. Tutuklu dosyalarda koruma tedbirleri, dijital suçlarda elektronik deliller, mali suçlarda ise para ve şirket hareketleri dosyanın merkezine yerleşebilir.
İstanbul Ceza Avukatı desteğinin kapsamı da bu ayrımdan sonra belirlenir. İstanbul’un geniş adli yapısı nedeniyle ceza dosyasının Çağlayan İstanbul Adalet Sarayı, Kartal İstanbul Anadolu Adalet Sarayı, Bakırköy Adalet Sarayı veya başka yetkili bir adli merciyle bağlantısı baştan doğru tespit edilmelidir.
Ceza yargılamasında savunma veya mağdur vekilliği tek bir dilekçeden oluşmaz. Soruşturma işlemleri, deliller, koruma tedbirleri, duruşmalar ve kanun yolları birbirini takip eden hukuki aşamalardır. İstanbul’daki bir ceza dosyasında izlenecek yol da suçun adına göre hazırlanmış standart bir şablonla değil, olayın maddi yapısı ve güncel ceza mevzuatı üzerinden belirlenir.
İstanbul Ceza Avukatı Hakkında Sık Sorulan Sorular
İstanbul'da gözaltına alınan veya tutuklamaya sevk edilen kişi için avukat ne yapabilir?
Gözaltındaki şüpheli müdafi yardımından yararlanabilir. Avukat; isnadı ve soruşturma işlemlerini hukuki yönden değerlendirir, ifade işleminde hazır bulunur ve şüphelinin savunma haklarını kullanmasına hukuki yardım sağlar. Savcılık tarafından tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk gerçekleşirse CMK m.100 kapsamındaki tutuklama şartları ile adli kontrol tedbirlerinin yeterli olup olmayacağı değerlendirilir. Tutuklama kararı verilmesi halinde kanunda öngörülen yollar çerçevesinde karara itiraz ve tahliye talebi de gündeme gelebilir. Savcılığın tutuklama talep etmesi, kişinin mutlaka tutuklanacağı anlamına gelmez.
İstanbul ceza avukatı ücreti ne kadar?
İstanbul'da ceza avukatı için bütün dosyalara uygulanabilecek tek bir ücret bulunmaz. Ücret; hukuki hizmetin yalnızca ifade ve soruşturma aşamasını mı, yoksa asliye ceza veya ağır ceza mahkemesindeki kovuşturmayı da mı kapsadığı, dosyanın kapsamı ve yapılacak işlemlere göre değişebilir. Avukatlık ücretinin belirlenmesinde yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve ilgili meslek kuralları dikkate alınır. Bir avukatın ücret karşılığında kesin tahliye, beraat veya belirli bir mahkeme sonucu garanti etmesi mümkün değildir.
İstanbul ağır ceza avukatı hangi davalara bakar?
“Ağır ceza avukatı” mevzuatta ayrı bir avukatlık ruhsatı veya resmî uzmanlık unvanı değildir. Bu ifade uygulamada ağır ceza mahkemelerinde görülen dosyalarda hukuki yardım sunan ceza avukatları için kullanılmaktadır. Ağır ceza mahkemelerinin görev alanı kanunla belirlenir. İstanbul'da dosyanın yetkisine göre Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı, Kartal'daki İstanbul Anadolu Adalet Sarayı veya Bakırköy Adalet Sarayı gibi farklı yargı çevrelerinde yargılama yürütülebilir. Müdafi; soruşturma, tutuklama, kovuşturma, delillerin değerlendirilmesi ve kanun yolları aşamalarında sanığa hukuki yardım sağlayabilir.